
Bir veya birden fazla diş kaybı yaşandığında, bu boşluğun doldurulması hem çiğneme fonksiyonu hem de çene kemiğinin korunması için elzemdir. Atakent’teki Dental Corner kliniğimizde, hastalarımızın kemik yapısına ve tercihlerine göre köprü veya implant seçeneklerini değerlendiriyoruz. Geleneksel köprü tedavisinde boşluğun yanındaki iki sağlam dişin aşındırılıp küçültülmesi gerekirken; implant tedavisinde sadece eksik dişin yerine bir vida yerleştirilir.
İmplant tedavisi, komşu dişlere dokunmadığı ve çene kemiğine kuvvet ileterek kemik erimesini önlediği için modern diş hekimliğinde genellikle ilk tercihtir. Ancak kemik miktarının yetersiz olduğu veya cerrahi müdahale istenmediği durumlarda zirkonyum veya porselen köprüler de hızlı ve estetik çözümler sunar. Atakent ve Küçükçekmece bölgesindeki hastalarımıza her iki yöntemin de avantajlarını anlatarak, bütçe ve sağlık durumu açısından en uygun planlamayı uzman hekimlerimizle birlikte yapıyoruz.
1. Köprü tedavisi daha mı hızlıdır? Evet, köprü tedavisi genellikle 1-2 haftada tamamlanırken; implant tedavisinde vidayla kemiğin kaynaşması için birkaç ay beklemek gerekebilir.
2. İmplant her yaşta yapılabilir mi? Kemik gelişimi tamamlanmış (yaklaşık 18 yaş) ve genel sağlık durumu uygun olan her bireye implant yapılabilir. Üst yaş sınırı yoktur.
3. Köprü altındaki dişler çürür mü? Doğru fırçalama ve ara yüz temizliği (köprü altı ipleri) yapılmazsa, köprünün ayakları olan dişlerde zamanla çürük oluşabilir. İmplantta ise bu risk yoktur.
4. Hangisi daha ekonomik? Kısa vadede köprü daha uygun görünebilir; ancak implant, ömür boyu kullanım potansiyeli ve yandaki dişleri korumasıyla uzun vadede daha ekonomik bir yatırımdır.